Bu yazımızda “cinsel sapkınlığın kaynağı orta doğu,bak batıda öyle değil” efsanesine dair derlediğimiz verileri sizlerle paylaşacağız. Ülkemizin de büyük kısmının Orta Doğu’da olduğu gerçeğinden hareketle,gerek yaşadığımız topluma gerek de yaşadığımız coğrafya’ya yöneltilen haksız ithamlara ve Batı ülkelerine yapılan abartılı güzellemelere karşı elimizde güzel veriler var.

Wonderlist’ten aldığımız verilere göre dünya üzerinde en yüksek cinsel suçlara sahip ülkelerin sıralaması:

1)Güney Afrika 2)İsveç 3)Abd 4)İngiltere 5)Hindistan 6)Yeni Zelanda 7)Kanada 8)Avusturalya 9)Zimbabwe 10)Danimarka 11)Finlandiya  

Orta Doğu’dan hiç ülke olmaması ilginç. Şimdi gelin bazı rahatsız edici verilere bakalım. European Union Agency For Fundamentals Rights verilerine göre Danimarka’da kadınların %52’si, Finlandiya’da ise %47’si hayatları boyunca fiziksel ve cinsel tacizle karşılaştıkların belirtiyor. Medeniyet beşiği olarak tanıdığımız bu ülkelerde her 10 kadından biri 15 yaşından önce cinsel tacizle karşılaşmış, her 20 kadından biri ise 15 yaşından önce tecavüze uğramış.

Avustralya’da ise sadece geçen yıl 51.200 kadın tecavüze uğramış ve bu kadınların sadece %30u polise cinsel saldırı ihbarında bulunmuş. Ünlü haber sitesi news.com’un verilerine göre Avustralya’da her 6 kadından biri yabancı bir erkeğin tecavüz girişimiyle karşılaşmış.  NSW Rape Crisis Centre yöneticisi Karen Wilis cinsel saldırıların %70’inin kadınların tanıdığı insanlardan gelmiş olmasının altını çiziyor. Kanada’ya gelince Huffington Post verilerine göre Kanada’da her yıl 460.000 cinsel saldırı oluyor. Üstelik her bin saldırıdan sadece 33’ü polise ihbar ediliyor! Her 4 kadından biri tecavüze uğruyor. Yüzde 11’i ise fiziksel hasarla karşılaşıyor. İngiltere’ye bakarsak 2013’te çıkarılan “An Overview of Sexual Offending in England and Wales” başlıklı rapora göre, her yıl 85bin kişi tecavüz kurbanı oluyor! Bunların 73 bini kadın, 12 bini de erkeklerden oluşuyor.Amerika’da ise işler daha da kötüleşiyor. Her 3 kadından biri hayatları boyunca en az bir kere cinsel saldırıya uğradıklarını ifade ederken kadınların %19’u hayatlarında en az bir kere tecavüze uğradıklarını ifade ediyorlar. Cinsel suçların %68’i polise bildirilmiyor, üstelik tecavüzcülerin %97’si hapishanede bir gün dahi geçirmemiş. Bureau Of Justice Statistics verilerine göre de Amerika’da cinsel suçlarla en fazla üniversite çağındaki genç kadınlar karşılaşıyor. İsveç tecavüz ve cinsel saldırı oranlarında Avrupa’da lider. Her üç kadından biri, hayatlarında en az bir kez cinsel saldırıya uğradığını ifade ediyor.

Burada başta belirttiğimiz kişilerin iki itirazı var. Birincisi bu suçları mülteciler işliyor;fakat suç oranları mülteci akınından önce de oldukça yüksek. İkincisi ise Ortadoğu’da da var ama polise bildirilmiyor; fakat bu araştırmaların birçoğu polis verileriyle yetinmiyor. Ek olarak da Orta Doğu’da verilerin az olmasının sebebi polise bildirilmemesi dersek de bu Batı’da her 3 kadından birinin cinsel saldırıya maruz kaldığı gerçeğini değiştirmiyor.

Pedofiliye geçersek, hatırlarsanız 2016 yılında Norveç’te aralarında siyasilerin de bulunduğu 51 kişi, 14 yaş altı çocuklara cinsel istismarda bulunma suçundan gözaltına alınmışlardı. Ayrıca Pizzagate iddiaları da gündemi epeyce meşgul etmişti. Avrupa’da hala birçok ülkede çocuklara cinsel istismarı savunan dernekler, dergi ve topluluklar var. Bu konuda gazeteci Süleyman Baş’ın aktardığı bazı dernek bilgilerini paylaşalım.

Mesela IPCE(International Pedophili and Child Emancipation – Uluslararası Sübyancılık ve Çocuklara Özgürlük) adıyla 1990’larda kurulan örgüt, 20 ülkedeki üyeleriyle faaliyetlerine devam ederken web siteleri ise İngilizce,Almanca,Fransızca ve İspanyolca olarak hala yayın yapıyor. Belçika’da Philippe Charpentier’ın 1982’de kurduğu “Centre de Recherche et d’Information Sur l’Enfance et la Sexualité” adındaki pedofil grubun Fransızca yayınladığı bir dergi var. l’Espoir adındaki pedofili dergi ülkede ‘legal’ yayın hayatına devam ediyor. Fransada bir bülten yayınlayan pedofili grubu GRED, hala resmi olarak faaliyet gösteriyor. Almanya’da Arbeitsgemeinschaft Schwule, Paderasten und Transsexuelle( Eşcinseller, Oğlancılar ve Transeksüeller) isimli çalışma grubu aktif olarak çalışmalarına devam ediyor. İngilterede “Phedophlia Exchange Office” (Pedofili Bilgi Alışverişi) adlı dernek geçen yüzyılda kuruldu.

3İnternet üzerinden yapılan pedofili faaliyetleri ve çocuk pornosu verileri de can sıkıcı. Statics Canada verilerine göre çocuk pornosu geçen on yıla kıyasla %233 büyüdü. Yıllık 3 milyar dolar hasılatın döndüğü bu çirkin sektörde. ASACP verilerine göre ABD, dünyadaki pedofili içerikli web sitelerinin %50’sine kendi başına ev sahipliği yapıyor. National Society For Prevention Of Cruelty To Children” verilerine göre İngiltere’de 2012-2013 yılları arasında 16 yaşından küçük çocuklara karşı 18.915 cinsel istismar suçu işlendi. Buna göre İngiltere’de her 20 çocuktan biri cinsel istismara uğramış bulunuyor. The US Department Of Health and Human Services’ Children’s Bureau verilerine göre Amerika’da 18 yaşından küçük her 4 kızdan biri ve her 6 erkekten biri cinsel istismarla karşılaşmakta. Buna göre ABD’de 42 milyon çocuk istismarcısı yaşamakta.

Şimdi gelelim porno sektörüne. 97 milyar dolarlık hasılata sahip bu sitelerin internet trafiği Twitter, Amazon ve Netflix’in toplam ziyaretçilerinden daha fazla.

Porno sitelerine en fazla ev sahipliği yapan ülkeler:

Geçenlerde meşhur porno sitelerinden biri, siteye en çok gelen ziyaretçiler ve ülkeleriyle ilgili verileri yayınladı. Buna göre siteye en çok ziyaretçi gelen ülkeler:

1)ABD 2)İzlanda 3)İngiltere 4)Kanada 5)Yeni Zelanda 6)İrlanda 7)Norveç 8)Avustralya 9)İsveç 10)Hollanda

Maalesef bu sitelerde ahlaki sorunlara işaret eden birçok yazı/makalede belirtildiği gibi aile içi cinselliği yani ensestliği özendiren birçok video serbest şekilde yayınlanıyor. Konumuzla ilgili olarak boşanma oranlarından bahsedersek, boşanma oranlarının en yüksek olduğu ülkeler Batı ülkeleridir. Öyle ki Batı’da evlenen her iki kişiden biri boşanıyor. Dünya üzerindeki boşanma oranlarının istatistikleri şöyledir:

Açık ara Batı ülkeleri önde. Sosyologlar bu durumu ekonomik özgürlüğün yanı sıra maneviyatla negatif korelasyon ile açıklıyorlar. Buna göre evlilikte her iki taraf ortak dini ve manevi bağa sahipse evliliklerin uzun sürme ihtimali fazlasıyla yükseliyor. Yine konuyla ilgili olarak eşlerin birbirine olan sadakatsizliğinin ahlaki sorun teşkil edip etmemesini incelersek, Batı ülkeleri bariz bir şekilde, diğer bölgelere nazaran, aldatmayı ahlaki sorun olarak görmüyor.

 Sonuç olarak gerek cinsel suçlar, gerek pornografi, gerek pedofili, gerek de aile bağlarının zayıflığı bağlamında Batı’nın ciddi problemleri var ve bu anlamda Orta Doğu’ya haksızlık etmenin anlamı yok. Ülkemizin ve Ortadoğu’nun cinsel suçlar ve sapkınlıklar anlamında mükemmel bir yer olmadığını hepimiz biliyoruz. Zaten yazının böyle bir iddiası da yok. Fakat aşağılık psikolojisinden kurtulmak ve daha iyi bir noktaya gelmek için kişinin mevcut konumundaki umudunu kaybetmemesi gerekiyor. Umarım yazım bu amaca hizmet etmiştir.

Tagged : # #

Dergi Editörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir